Ana Sayfa Yazarlar 22.01.2021 206 Görüntüleme
SÜT TOZU / Hüseyin Taşkın

SÜT TOZU / Hüseyin Taşkın

Çocukluğumda, Bende içmem için çok zorlandım bu sütten,..
bunları bize bedava veriyor, ne iyi şu Amerika diye de hiç ABD yi sevmedim,…. ömrüm boyunca da , asla yandaşı,hayranı filan olmadım….
Ne güzel bir rastlantı ki, 68 kuşağıyım… ve hep,
Vatan Perver olup,Abd nin dünya milletlerine,sömürücü yaklaşımı nedeniyle,de, emperyalizme,
zulme, faşizme hırsızlık ve ahlaksızlığa,
hep karşı oldum…
bu benim, ve kuşağımızın kişisel duruşumuzdu… hep, Sosyal, laik bir hukuk devleti,ve Anayasadan, yasalardan, yana olduk biz …
zaten, bize göre, TC vatandaşı olarak, Ne mutlu Türküm Diyebilmek, bizim, kuşağın,ayrıcalıklı hali ve yüceliğiydi…
bu temelin ana harcı, ise, anamızdan helal, süt emekten geliyordu. ..
Devlet kurucumuz, M. K. Atatürk’ün, ilke ve devrimlerini özümseyip onlara sıkı sıkıya bağlı kalmaktan geliyordu.. .
halada öyle görüşteyim ve öyle düşünüyorum…
çünkü biz :
Türk Gençliğiydik
Çünkü
Liderimiz, ülkeyi bize emanet etmişti…

Dün Apartmanımızın altında yer alan marketin sahibi, bir kap içine,et ve tavuk parçaları koydu ve yolun kenarına bıraktı… sanırım sokak hayvanlarının yemesi içindi…
balkondan onu izledim…. bu hareket çok hoşuma gitti… Yerimden ayrılmadım, bakalım önce hangi şanslı köpek bu ziyafetten yararlanacaktı..merakla bekledim. çok sürmedi, mahallenin sürtüğü, tekir kedi bi koşu geldi ve tadına baktı..sağı solu gözledi, .bir daha pençe attı, kaptaki tavuk ve etlere, olduğu gibi bıraktı ve çekip gitti…
sürtük, beğenmedi herhal dedim…çok geçmedi bu kez, her sabah mahallenin tüm çöplerini yoklayan,ak çomar geldi.. tamam dedim içimden,
-salak kedi… gör nasıl ziyafete konulurmuş…
ak çomar iki pençe ve bir koklama hareketinden sonra, burnuyla adeta itekleyip ters çevirdi karton kabı, kimse bakmasın dercesine, ve hızla uzaklaştı..
Kızımın bir anlatsı geldi aklıma,
-Baba, biz et, balık konusunda tadımcı kullanıyoruz..
-O ne ki dedim.. kahkahayla karışık yanıtladı beni..
-Geçende Eve balık aldık, bir parça da köpeğimiz, ma’ya verdik yemedi…
lğohekendşm, baylırdı halbu ki..
balığı, kokladığımda,
aaaa, bozulmuş olduğunu farkettim..
o günden sonra bizim evin et uzmanı ma oldu, her,et türü aldığımızda önce o tadıyor, yerse bizde yiyoruz ‘yoksa iade…
nasıl ama..
evet, hayvanlar o müthiş koku ve tat alma duyularıyla, bu konuda mükemmeller.. bu bir gerçek, ve ben buna bu sabah bir kez daha şahit oldum…
Sanırım o etler ya çok bayat, yada hormonluydu…yada başka birşey yani sağlık için zararlıydı…
akşama kadar orda kaldı,etler.. o gün hiçbir hayvan onları koklamadı bile.. Malum biz
M.S. 1955-60 larda, ilokuldaydık..
ve bize, Abd marşhall yardımı adı altında, süt tozu, tereyağ gibi, bazı ürünler verildi okulda,…
ben köy kökenli olduğum için,biliyordum gerçek yağ ve sütün tadını..
o yüzden, ne yağı ne sütü hiç içemedim.. kaç kez kulağımı çekti ve azarladı beni öğretmenim…
elimde değil, midem kaldırmadı ki. şimdi bu durumu görünce,
aklıma o okul günlerimiz geldi…
benim olmadığım ama bu o günleri gösteren aşağıdaki resim arşivimdeydi… bu tarihi resimde,
öğrenciler, yurdumuza gelen Amerikan yardımı, sulandırılmış süt tozlarını içmek için sıradalar…Ve resmin altında ise
O günlerdeyaşanmış bir anı yer alıyordu…
o yılları yaşayanlara sevgiyle diyerek …
Buyrun birlikte okuyalım…

*… Mehmet bey anlatıyor …
…. 1960’lı yıllarda ilkokula gidiyordum.
Öğretmenimiz süt tozu paketleri dağıttı; ABD’ den yardım olarak gelmiş!
Bizim evde 100′ e yakın keçi vardı, 30′ dan fazla inek vardı.
Süt ve yoğurdu satma imkânımız yoktu.
Bize yetecek kadar her türlü süt ürünümüz vardı.
Ama ben cicili paketler içindeki süt tozu paketlerini sevine sevine eve getirdim.”
Eve girmeden önce avluda dedemle karşılaştım; “Elindeki nedir?” diye sordu. Açıkladım… “Bizim sütümüz var, götür onu geri ver, sütü olmayan çocuklara versinler.” dedi. aslında köyümüzde sütü olmayan ev yoktu. ben biraz duraklayıp götürmek istemedim. “Oğlum, bunlar bizim iyiliğimiz için bunu vermezler merhaba. bizi sanki, tavlamak, yada başka bir düşünce için gönderiyorlar!” dedi.
Ben okulda aldığım derslerden kendime güvenerek dedeme karşı geldim.
Söylediklerini okula gitmemiş dedemin cehaletine yordum.
Ona itirazlar ettim.
Beni ikna edemeyince inandırmak için bir deneye başvurdu. Güçlü bir köpeğimiz vardı.
-Git, süt tozunu süte çevir getir. dedi.
Gittim, süt tozundan süt yapıp getirdim. Köpeğimiz kulübesinde idi.
Götürdük ve önüne koyduk.
Ağzını koydu, yaladı, çekti, bırakıverdi;
beni zehirlemek mi istiyorsunuz?!.’ anlamında hırsla bize baktı.
Saldıracak gibiydi.
Kabı aldık…
Dedem onu suda yıkadı.
Sonra bana
-git, evden bizim sütten getir.
dedi.
Evden yarım kilo kadar sütü götürüp yıkanmış kaba koydum…
Yine köpeğin önüne sürdük.
Ağzını koydu.
Bir defa nefes aldı.
İki içimde sütü bitirdi…. . Dedem hiç okula gitmemişti ama öğretmenimden ve o sütleri okulumuza gönderen yetkililerden daha çok şey biliyordu…”

Ve bu dağıtılan süt tozlarından sonra Türkiyede ilk “Çocuk felci vakaları görüldü ve felç salgını başladı.” Sonra ne mi oldu?
Amerika bize milyon dolarlar karşılığında çocuk felci aşıları sattı..
Ne kadar manidar..değil mi.

Bizi bomba ve silahlarla öldürenlerin, aşı ve yiyeceklerini masum gördüğümüz sürece daha çok aldanacağız dostlar..
Önce bizi hasta edip, sonra ilaç ve aşısını satıyorlar!!!
Ne hazin ve ne müthiş bir gerçek değil mi.?
Hoş kalın hoşça kalın, sağlıkla kalın..
(kaynak, Tufan Subaşı)
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
22 Ocak 2021 / ÖZGÜR İFADE

Yazarın Diğer Makalelerine Göz Atmak İster Misiniz!

HİSSE! / Hüseyin Taşkın

PAPAZIN BAĞI / Hüseyin Taşkın

SAĞLIK / Hüseyin Taşkın

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


İlginizi çekebilir

ADANALI AHMET

ADANALI AHMET

Tema Tasarım |