Ana Sayfa Yazarlar 4.01.2021 395 Görüntüleme
TACETTİN DERGAHI / Hüseyin Taşkın

TACETTİN DERGAHI / Hüseyin Taşkın

TACETTİN DERGAHI
… Ankara’da Tacettin Mahallesi’ndeki ev …
yani şimdiki,Samanpazarı semtindeki
Tacettin dergahı….
Tarih,
30 Ekim 1949 bu ev bir müzeye çevrildi…
Peki bu evi değerli kılan neydi?…
Dostlar,
Buyrun birlikte okuyalım..

1921ve öncesi
Bu kiralık evde Eşref, Mehmet ve Hasan adında üç kişi yaşıyordu.. . Üçünün ortak noktası milletvekili oluşlarıydı….

1921 senesinin Mayıs ayında bu eve bir mektup ulaştı.. . Mustafa adında bir zata geliyordu… Mustafa kim miydi? Mustafa, bu evde yaşayan o üç milletvekiliyle yakınlık kurmuş bir Hintliydi… Çünkü, 1919 yıllarından itibaren,Anadolu da M. Kemal Paşa önderliğinde kutsal isyan başlatıldığında,bazı, Müslüman Hintli Subaylar,o yıllarda, MM, (Türk milli istihbarat gurubu) ile temas kurmuş İngiliz sömürgesi altında olmaları şngikşzkerden nefret etmeler inden dolayıda, bu kurtuluş hareketine bizzat subay olarak katılmak üzere İstanbula gelip oradan Anadoluya geçmeye çalışıyorlardı.. Bu Hintli de o arada, anadoluya geçmiş bir Hintli’ydi…Ve bu ev onun sık sık uğrağıydı…

Ayrıca,
Mustafa’nın kesin bir adresi olmadığı için bu adresi, mektuplaşmak için kullanıyordu…
Kendisine gönderilen mektuplar bu eve ulaşıyor, Mustafa’ da mektuplarını buradan alıyordu….

Ve yine bir gün bir mektup ulaştı dergaha….
Evdeki mebuslardan adı, Mehmet olan, yarı açık vaziyetteki mektubu alıp içine baktı…
Zarfın içinde boş sayfalar vardı….
İnsan neden birine boş sayfalar gönderir ki!
diye düşündü…
Şüphelendi….
Mektup özel bir yöntemle yazılmıştı,..
gizli bilgiler içeriyor olabilirdi. Ve sahibinde Hintli’ydi. .şüphe üzerine,
Hemen bir kimyager bulundu…

Avni Refik (Bekman) özel bir solüsyon ile mektupta yazılanları gün ışığına çıkardı.!
İçerik müthişti.. Bu nedenle, Mektubun sahibi Mustafa hemen gözaltına alındı…
Ve her şeyi itiraf etti…
*Bu Hintli Mustafa bir İngiliz ajanıydı..hemde öyle böyle değil…

*20 Şubat 1919’da ,
Afgan Emiri Habibullah’ı öldürmüş,ve ardından Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemek için Ankara’ya gitmişti.* Ankara’da herkesle dost gibi görünüyor, casus olarak, ama İngiliz casusu olarak, bilgi topluyor, Atatürk’ü öldürmek için fırsat kolluyor, ve şifreli özel, mektuplarıyla da İngilizlere gelişmeleri bildiriyordu…. Evet, amacı İngilizlerin isteğiyle, M. Kemal Atatürk’ü ortadan kaldırmaktı….

İşte o görünmez mürekkeple yazılan mektupta da Mustafa Kemal’i öldürmesi için başarılar dileniyordu….

Neticede suçunu itiraf etti, ve 24 Mayıs 1921’de idam edildi…. Bu konuyu kaleme alan, yazan, Tolga Aydoğan şöyle der,
” edindiğim bu fotoğraf Cemal Kutay’ın arşivindendir.” bu Evin, yani Tacettin Dergahının duvarları birçok hadiseye tanıklık etmiştir… M. Kemal Paşaya, suikastı ise bir tesadüf sonucu ortaya, çıktı.. ama, o günün şartlarından dolayı, dikkatli, akılcı biri olan,ve bu evde yaşayan Mehmet adındaki kişi sayesinde oldu bu…

Mehmet O mektuptan şüphelenmese,kimbilir, belki, Mustafa Kemal Paşa, bu Hintli Mustafa tarafından öldürülecekti…
Mehmedin dikkati, şüpheciliği, o zamanki şartlar onun sayesinde böyle bir olayı engellemişti..

ayrıca,
Bu evi değerli kılan başka bir özellik daha vardı, ne mi? İstiklal Marşı işte bu gecekonduvari evde yazılmıştı… Mustafa Sagir’in yakalanmasını sağlayarak M Kemal Paşaya, suikastı önleyen kişi ise, yine bu evde yaşamış olan Burdur Mebusu Mehmet,ti…
yani ,bu Mehmet adlı kişi Mehmet Akif Ersoy’dan başkası değildi.. dostlar.. O yani.

M.Akif Ersoy, istiklal marşımızın yazarı.. Çanakkale destanını kaleme almış, bir koca şair… Derin bilgisi, Arapça bilmesi ve umumi istek üzerine Kur’an’ın tercemesini yapmak istemiş, ve fakat, bu vebalin altından belki kalkamam diyerek vazgeçmişti…

Yüzyıla yakın yıldır, Albayrağımızı göndere çekerken, bağımsızlığımızın, millet ve devletimizin istiklalini, anlatan, hep bir ağızdan okuduğumuz istiklal marşımızın söz yazarı, işte o Mehmet Akif Ersoy’un bir başka müthiş,sezgisi ile gerçek bir suikast olayı ortaya çıkarılmış, Türkiye Cumhuriyeti’ nin ilelebet payidar olmasında bir büyük belanın defedilmesi,kimbilir, belkide böylece mümkün olmuştur…

Onu her zaman, her dakika ve saniye saygıyla yafedşyır, anıları önünde hürmetle eğiliyorum.
Hoş kalın hoşça kalın
Sağlıkla kalın dostlar..
(Kaynakça : Tolga Aydoğan)
TAŞKIN’CA – Hüseyin Taşkın
04 Ocak 2021 / ÖZGÜR İFADE

Google News XX Sitesi

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


İlginizi çekebilir

İPİNİ KENDİ ÇEKEN

İPİNİ KENDİ ÇEKEN



Tema Tasarım |