Ana Sayfa Politika, Yazarlar 13.01.2021 353 Görüntüleme
TEKLER TEKLEDİ / Cezmi Orkun

TEKLER TEKLEDİ / Cezmi Orkun

TEKLER TEKLEDİ …..
Sayın Orhan Uğurluoğlu’nun 6.Eylül.2020 tarihli Yeniçağ gazetesinde yayınlanan köşe yazısının ana hatlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Uğurluoğlu;
Recep Tayyip Erdoğan artık “Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet” sloganını dile getirmiyor. Çünkü;

TEK MİLLET;
Suriyeli, Afganlı, Iraklı, Türkmen ve Azeri olmak üzere yaklaşık 6 milyon sığınmacıyla tek millet anlayışı kayboldu…
· 6 milyon sığınmacıya yaklaşık 50 milyar dolar harcanırken, milyonlarca Türk vatandaşı yoksulluk, açlık, işsizlik ve enflasyon altında geçim sıkıntısı yaşıyorsa, yandaş zengin daha zengin ediliyorsa bunun hesabını millete nasıl vereceksiniz?

TEK BAYRAK;
· Yunanistan, vatan toprağı 18 Türk adasını işgal edip Yunan bayrağını Türkiye topraklarında dalgalandırıyorsa; Şehitlerimizin de hayatlarını kaybeden gazilerimizin de kemikleri sızlar.
· Ne acı ki bugün itibarı ile vatan topraklarında hala Yunan bayrağı vardır ve AKP iktidarının seyretmesi nedeniyle Tek Bayrak anlayışı büyük yara almaktadır.…

TEK VATAN;
· 18 Türk adası neden vatanımızın dışında bırakıldı? Namusumuz olan vatan toprağının işgaline 2004’den bu yana AKP iktidarı neden göz yumdu?
· Süleyman Şah türbesinin bulunduğu vatan toprağı apar topar terkedilip naaşı neden kaçırıldı?

TEK DEVLET;
· Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün “Devletçilik ilkesine” göre, özel teşebbüslere izin verilecek fakat hiçbir özel teşebbüs devlet kontrolünden ve teftişinden çıkamayacaktır.
· Atatürk’ün “Devletçilik ilkesine” göre iktisaden zayıf bir ulus, fakirlik ve sefaletten kurtulamaz. Toplumsal ve siyasi felaketten yakasını kurtaramaz…
· Şehitlerimizin kanları ile kurduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti de biz Türklerin devleti değil mi?

Değerli okurlarım,
Erdoğan’ın tekleri ne yazık ki işte böyle tekliyor…
Atatürk’ün olmazsa olmaz laiklik anlayışından da söz edelim. Çünkü günümüzde sahte şeyhler, hazretler, hocaefendiler el üstünde tutuluyor.

ATATÜRK DER Kİ;
“İnsan yaşamında ibadetin dışında her türlü tasarruf, dine göre değil, anayasaya, yasalara ve kurallara göre yapılır.
Din, kişinin özel yaşamının bir parçasıdır. Laiklik ise din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.
Laiklik, devletçilik dışındaki diğer ilkelerin hepsinin de ön koşulları içinde yer alır:
· Demokrasinin ön koşuludur; çünkü laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü de olamaz.
· Devrimciliğin ön koşuludur; çünkü laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışması bile genellikle yapılamaz.
· Halkçılığın ön koşuludur; çünkü bir din devletinde halkın istekleri değil, dinsel seçkinlerin düşünceleri önemlidir. ”
Atatürk, sadece din ve devlet işlerinin değil, dinin de siyasetten ayrılmasının da şart olduğunu vurgulamıştır.

Değerli okurlarım,
Ya bugün?
· Din siyasetin aracı değil mi?
· Hoca kıyafetleriyle sahte ve imansız bilginler yok mu?
· Ne acı ki sahte bilginlere ve yalanlarına önem verenler milletin içinde de iktidar partisinde de vardır…
Cümleleriyle Yazısını tamamlamıştır.

Sayın Uğurluoğlu’nun yukarıdaki tesbitlerin tümüne katılımanın yanında, Tüm sorularının her vatandaş gibi DOĞRU PARTİ temsilcileri olarak bizlerde İktidar mensuplarının cevaplamasını bekliyoruz.
Tabi cevap verebilirler ise !!!
Selam ve Saygılarımla
Cezmi Orkun
DOĞRU PARTİ Genel Başkan Yardımcısı
13 Ocak 2021 / ÖZGÜR İFADE

Google News XX Sitesi

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:




Tema Tasarım |