Erdal Direğin: BARINAMIYORUZ, SEYAHAT EDEMİYORUZ, DOYMUYORUZ !

ÖZEL HABER 23.06.2024 - 15:56, Güncelleme: 23.06.2024 - 15:56 20692 kez okundu.
 

Erdal Direğin: BARINAMIYORUZ, SEYAHAT EDEMİYORUZ, DOYMUYORUZ !

Araştırmacı Gazeteci Erdal Direğin büyük bir hızla artan hayat pahalılığına dikkat çekerek vatandaşın temel ihtiyaçlarına dahi erişiminin neredeyse imkansız hale geldiğinin altını çizdi.

Erdal Direğin Türk Lirasının hızla değer kaybettiğini ve yüksek enflasyon sonucu alım gücünün düştüğünü söyleyerek; bir yandan ezilen vatandaşa  ağır vergiler yüklenirken ,  yandan da belirli sermaye sahiplerinin silinen vergilerinin toplumu iyiden iyiye gerdiğini söyledi. Erdal Direğin söz konusu yazısında şu ifadelere yer verdi: Erdal Direğin BARINAMIYORUZ, SEYAHAT EDEMİYORUZ, DOYMUYORUZ ! Herkesin sorduğu soru ; Ne olacak bu memleketin hali… Hem memleketin etkisiyle geleceği ile dertleniyoruz, hem de kendi derdimize yanıyoruz. Son zamanlarda daha çok “Ne olacak bu milletin hali” diyoruz. Mehmet Şimşek beyefendinin enkaz devraldık edebiyatı ile gelecek zamları ve ağır vergin paketlerini konuşuyoruz bir yandan. Acaba Bakan Mehmet Şimşek bu enkazı kimden devraldı? Yetkiyi ya da kabahati devretmek ne kadar kolay oldu bu iktidar zamanında. Hiç kimse sorumluluk almıyor. Hep başkası suçlu. Birisi çıkmış, bizi batırmaya çalışan “dış güçler” diyor, birisi çıkmış “emekliler devlete yük” diyor, diğeri zamları yapan “Allah” diyor. Oh mis, böyle sorumsuz yönetmek ne güzel değil mi? Sadece büyük şehirlerde değil, kiralar artık tüm şehirlerde ödenemeyecek durumda. Hükümetten tek bir çözüm önerisi yok. Umurlarında değil, insanlar kafasını sokacak ev bulabiliyorlar mı? Emeklilerin zaten bu kiraları ödeyecek durumları yok. Eskiden evlatlara destek olunurdu, şimdi evlatların ellerine bakar oldular. Öyleyse ben önce bir tespit de bulunayım sonra da çözüm önereyim. Türkiye genelinde 2 milyona yakın boş konut var. Bunlar kiraya verilmiyor. Yatırım için alınmış. Yatırımı da gariban yapacak değil ya ! Bir kısmı da yabancılara satılmış. Vatandaşlık hakları için alınmış daireler. 3 yıl satamıyorlar. Üç yıl sonra yine yabancılara satıyorlar, yine nur topu gibi vatandaşlarımız oluyor. Bu arada 3 liralık ev de 8 lira oluveriyor. Ne güzel değil mi? Şimdi gelelim çözüme… Bu benim önerim değil aslında. Kanada bu sorunu çözmüş, birden fazla evi olan ve boş tutanlara 3 kat fazla vergi ödetiyorlar. Biz de büyük sermaye korunuyor. 100 dairesi olan var ve boş tutuyor. Bunları tespit edip 5 kat vergi koyun bakalım ne oluyor? Deneyin yahu ne kaybedersiniz? Gelelim seyahat engeline. Bu hesaplara girmeden insanların geçmişte en az bir kez olsun gittikleri memleketlerine bile gidemez duruma geldiler. 10 bin TL alan emekli, 17 bin TL alan asgari ücretli nasıl gitsin memleketine. 1500 TL bir bilet olursa 4 kişi ancak memleket özlemi çeker... Mazot ve benzin 40 TL yi aşmış durumda. 5 TL’den 7 TL.ye çıktığındaki ilk tepkiyi hatırlıyorum da, bugün yarısı kadar bile ses çıkmıyor. Şu Gabar’dan fışkıran ! petrolü bir görseydik ya… Dünyada Gıda Fiyatları % 9 civarı düşerken ülkemizde %75 artıyor. Bunu hangi mantıkla açıklayacaksınız. Dışarısı için “Orada da böyle, şurada da şöyle” yalanlarını bıraksınlar artık. Kusura bakmayın, kimse bizi kıskanmıyor. Dünyada para değeri en fazla düşen ülkelerde ilk üçe girdik, hayırlı olsun. Hatta “elinde, mızrak g….de yaprak” dolaşan insanların bulunduğu kabile devletlerinin bile paraları bizden değerli. Komşumuz Gürcistan’la kıyaslarsak, 2015 yılında bizim paramız daha değerliydi. Hatta şehirlerinde asfalt yol bile yokken, şu anda parası bizden 9 kat daha değerli. Pırıl pırıl sokakları var. Gürcüler, günü birlik Türk tarafına geçip marketleri boşaltıyorlar. Bizimkiler de 5 market geziyor, Almak istediğimiz ürün, 1 lira nerede ucuzsa orayı bulmaya çalışıyoruz. Bunu neden bize müstehak görüyorlar. Papua Yeni Gine duydunuz mu? Avustralya’nın kuzeydoğusunda Pasifik’te bir ada ülkesi. Geçen yıl para değeri bize göre 3.45 TL idi. Bugün para birimleri Kina 8.44 … Çay simit hesabının bile tutmadığı bir ortamda yeni bir vergi paketi hazırlanıyor. Kime biliyor musunuz? Fakire fukaraya, çalışana, emekliye…. Zaten dibi gördük, Sanırım bundan böyle açlıktan, gıdasızlıktan ölecek insanlar. Yandaş büyük sermayenin vergilerini silmek de ne demek? Bundan vazgeçin. Vicdanları kanatmayın… Bu koşulları kabullenmek zorunda değiliz. Halk gün gelecek gücünün farkına varacak. Emekliler örgütlenmeye başladı. Benim canım halkım, tehlikenin farkında olalım artık. Biz Orta Doğu Ülkesi değiliz. Israrla bizi oraya çekmeye çalışıyorlar. Biz Atatürk’ün kurduğu Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin değerli vatandaşlarıyız. Bu bilinçle “Motorları maviliklere sürüp güzel günler göreceğiz”. Yeter ki inanalım.  
Araştırmacı Gazeteci Erdal Direğin büyük bir hızla artan hayat pahalılığına dikkat çekerek vatandaşın temel ihtiyaçlarına dahi erişiminin neredeyse imkansız hale geldiğinin altını çizdi.

Erdal Direğin Türk Lirasının hızla değer kaybettiğini ve yüksek enflasyon sonucu alım gücünün düştüğünü söyleyerek; bir yandan ezilen vatandaşa  ağır vergiler yüklenirken ,  yandan da belirli sermaye sahiplerinin silinen vergilerinin toplumu iyiden iyiye gerdiğini söyledi. Erdal Direğin söz konusu yazısında şu ifadelere yer verdi:

Erdal Direğin

BARINAMIYORUZ, SEYAHAT EDEMİYORUZ, DOYMUYORUZ !

Herkesin sorduğu soru ; Ne olacak bu memleketin hali… Hem memleketin etkisiyle geleceği ile dertleniyoruz, hem de kendi derdimize yanıyoruz. Son zamanlarda daha çok “Ne olacak bu milletin hali” diyoruz.

Mehmet Şimşek beyefendinin enkaz devraldık edebiyatı ile gelecek zamları ve ağır vergin paketlerini konuşuyoruz bir yandan. Acaba Bakan Mehmet Şimşek bu enkazı kimden devraldı?

Yetkiyi ya da kabahati devretmek ne kadar kolay oldu bu iktidar zamanında. Hiç kimse sorumluluk almıyor. Hep başkası suçlu. Birisi çıkmış, bizi batırmaya çalışan “dış güçler” diyor, birisi çıkmış “emekliler devlete yük” diyor, diğeri zamları yapan “Allah” diyor. Oh mis, böyle sorumsuz yönetmek ne güzel değil mi?

Sadece büyük şehirlerde değil, kiralar artık tüm şehirlerde ödenemeyecek durumda. Hükümetten tek bir çözüm önerisi yok. Umurlarında değil, insanlar kafasını sokacak ev bulabiliyorlar mı?

Emeklilerin zaten bu kiraları ödeyecek durumları yok. Eskiden evlatlara destek olunurdu, şimdi evlatların ellerine bakar oldular.


Öyleyse ben önce bir tespit de bulunayım sonra da çözüm önereyim. Türkiye genelinde 2 milyona yakın boş konut var. Bunlar kiraya verilmiyor. Yatırım için alınmış. Yatırımı da gariban yapacak değil ya ! Bir kısmı da yabancılara satılmış. Vatandaşlık hakları için alınmış daireler. 3 yıl satamıyorlar. Üç yıl sonra yine yabancılara satıyorlar, yine nur topu gibi vatandaşlarımız oluyor. Bu arada 3 liralık ev de 8 lira oluveriyor. Ne güzel değil mi? Şimdi gelelim çözüme… Bu benim önerim değil aslında.

Kanada bu sorunu çözmüş, birden fazla evi olan ve boş tutanlara 3 kat fazla vergi ödetiyorlar. Biz de büyük sermaye korunuyor. 100 dairesi olan var ve boş tutuyor. Bunları tespit edip 5 kat vergi koyun bakalım ne oluyor? Deneyin yahu ne kaybedersiniz?

Gelelim seyahat engeline. Bu hesaplara girmeden insanların geçmişte en az bir kez olsun gittikleri memleketlerine bile gidemez duruma geldiler. 10 bin TL alan emekli, 17 bin TL alan asgari ücretli nasıl gitsin memleketine. 1500 TL bir bilet olursa 4 kişi ancak memleket özlemi çeker... Mazot ve benzin 40 TL yi aşmış durumda. 5 TL’den 7 TL.ye çıktığındaki ilk tepkiyi hatırlıyorum da, bugün yarısı kadar bile ses çıkmıyor. Şu Gabar’dan fışkıran ! petrolü bir görseydik ya…

Dünyada Gıda Fiyatları % 9 civarı düşerken ülkemizde %75 artıyor. Bunu hangi mantıkla açıklayacaksınız. Dışarısı için “Orada da böyle, şurada da şöyle” yalanlarını bıraksınlar artık. Kusura bakmayın, kimse bizi kıskanmıyor. Dünyada para değeri en fazla düşen ülkelerde ilk üçe girdik, hayırlı olsun. Hatta “elinde, mızrak g….de yaprak” dolaşan insanların bulunduğu kabile devletlerinin bile paraları bizden değerli. Komşumuz Gürcistan’la kıyaslarsak, 2015 yılında bizim paramız daha değerliydi. Hatta şehirlerinde asfalt yol bile yokken, şu anda parası bizden 9 kat daha değerli. Pırıl pırıl sokakları var. Gürcüler, günü birlik Türk tarafına geçip marketleri boşaltıyorlar.

Bizimkiler de 5 market geziyor, Almak istediğimiz ürün, 1 lira nerede ucuzsa orayı bulmaya çalışıyoruz. Bunu neden bize müstehak görüyorlar. Papua Yeni Gine duydunuz mu? Avustralya’nın kuzeydoğusunda Pasifik’te bir ada ülkesi. Geçen yıl para değeri bize göre 3.45 TL idi. Bugün para birimleri Kina 8.44 … Çay simit hesabının bile tutmadığı bir ortamda yeni bir vergi paketi hazırlanıyor. Kime biliyor musunuz? Fakire fukaraya, çalışana, emekliye…. Zaten dibi gördük,

Sanırım bundan böyle açlıktan, gıdasızlıktan ölecek insanlar. Yandaş büyük sermayenin vergilerini silmek de ne demek? Bundan vazgeçin. Vicdanları kanatmayın…

Bu koşulları kabullenmek zorunda değiliz. Halk gün gelecek gücünün farkına varacak. Emekliler örgütlenmeye başladı. Benim canım halkım, tehlikenin farkında olalım artık. Biz Orta Doğu Ülkesi değiliz. Israrla bizi oraya çekmeye çalışıyorlar. Biz Atatürk’ün kurduğu Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin değerli vatandaşlarıyız. Bu bilinçle “Motorları maviliklere sürüp güzel günler göreceğiz”. Yeter ki inanalım.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.