Kayyumlar İçin Koruma Zırhı!

ÖZEL HABER 25.05.2022 - 00:00, Güncelleme: 25.05.2022 - 00:00 8293+ kez okundu.
 

Kayyumlar İçin Koruma Zırhı!

Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı Cezmi Orkun AKP yönetiminin Kayyum Atama uygulamasında siyasi ke..

Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı Cezmi Orkun AKP yönetiminin Kayyum Atama uygulamasında siyasi keyfiyeti ön plana çıkmaktadır dedi. Kayyum atanan birçok belediyede isnat edilen suç nedeniyle bir yargı kararı olmadığını söyleyen Cezmi Orkun konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Değerli vatandaşlar, Kayyım veya kayyum, yasalar çerçevesinde,Amme hizmetini veya bir şirketi idare etmek için tayin edilen ve"kamu görevlisi" olarak atanan kimsedir. Genel olarak kaçakçılık,uyuşturucu ve silah ticareti, usulsüzlük ve yolsuzluk yapma,zimmete mal veya para geçirme, silahlı örgüt kurma veya terörörgütlerine destek verme, kalpazanlık, fuhuş, kumar ve kara para aklama gibi suçlarınişlenmesi durumunda yerel yönetimlere ve/veya özel şirketlere söz konusu suçla ilgilikovuşturma yapılmak üzere ilgili otorite tarafından kayyum atanır ve bu atanma görevi suçsebebinin ortadan kalkması veya görevden alınmasıyla sona erer.Tüm bu işlemler yasalar çerçevesinde ve mahkeme kararlarıyla yapılması gerekirken, AKPyönetiminin, birçok uygulamasında siyasi keyfiyet ön plana çıkmaktadır. Mesela, 31 Mart2019 Yerel Seçimlerde HDP tarafından kazanılan 65 belediyeden 6'sına mazbataverilmezken, 48’ine kayyum atandı. Önceki dönemde de DBP’nin kazandığı 102belediyeden 96’sına kayyum atanmıştı. Kayyum atanan birçok belediyede isnat edilen suçnedeniyle bir yargı kararı yok. O zaman görevden niye alındılar, suçlandıkları konuhakkında yargı neden karar vermiyor sorusunu karar vericilere sormak istiyorum.Milletin iradesini yok saymak en hafif ifadeyle onu seçenlere saygısızlıktır. AKPyönetiminin siyasi amaçları doğrultusunda alınan ve sonuçsuz bırakılan bu yöntem seçmenehakarettir. Kayyum atadınız tamam. O zaman isnat ettiğiniz suçu ispatlamanız aksi durumdamillet iradesi gereği göreve iade etmeniz gerekmektedir. Ayrıca, TMSF’nin kayyım olarakatandığı ve kendisine devredilen şirketlerin 07.02.2022 tarihi itibarıyla toplam sayısı 800civarındadır. Tüm bu şirketler de adeta rant kaynağı olarak birilerine peşkeş çekilmektedir. Değerli vatandaşlar, BirGün gazetesinin haberine göre, AKP yönetimince TBMM’ye sunulan,Bankacılık Kanunu ile bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun hükmün de kararnamede değişiklikyapılmasına dair Kanun teklifi içerisinde TMSF uhdesindeki şirketler ile belediyelere atananKayyumlara dokunulmazlık getiren ve kamu denetiminden muaf tutan maddeler yer alıyor.Mevcut durumda, Belediye ve şirketlere kayyum olarak atanan kişilerin işlediği suçlarnedeniyle ortaya çıkan zarar, mahkeme kararıyla sorumlu kişiden talep edilmekte olupSayıştay'ın denetim raporlarında da kayyumlar tarafından yapılan birçok usulsüzlükler yeralmasına rağmen bu teklifin Genel Kurul’da mevcut haliyle yasalaşması durumunda,kayyımlar tarafından yapılan usulsüzlük ve/veya zararlardan ötürü sorumluluğu ortadankalkacaktır. Sonuç olarak, oluşan zararların faturası yine vatandaşların sırtına yüklenecektir.DOĞRU PARTİ iktidarında, her kim bu milletin tek kuruşuna dahi zarar vermiş ise hangizırh ile koruma altına alınırsa alınsın, alacağımız kararlarla bu zırhı parçalayacak veilgililerden hukuk önünde mutlaka hesap sorulacaktır. ]]>
Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı Cezmi Orkun AKP yönetiminin Kayyum Atama uygulamasında siyasi ke..

Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı Cezmi Orkun AKP yönetiminin Kayyum Atama uygulamasında siyasi keyfiyeti ön plana çıkmaktadır dedi. Kayyum atanan birçok belediyede isnat edilen suç nedeniyle bir yargı kararı olmadığını söyleyen Cezmi Orkun konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Değerli vatandaşlar, Kayyım veya kayyum, yasalar çerçevesinde,Amme hizmetini veya bir şirketi idare etmek için tayin edilen ve"kamu görevlisi" olarak atanan kimsedir. Genel olarak kaçakçılık,uyuşturucu ve silah ticareti, usulsüzlük ve yolsuzluk yapma,zimmete mal veya para geçirme, silahlı örgüt kurma veya terörörgütlerine destek verme, kalpazanlık, fuhuş, kumar ve kara para aklama gibi suçlarınişlenmesi durumunda yerel yönetimlere ve/veya özel şirketlere söz konusu suçla ilgilikovuşturma yapılmak üzere ilgili otorite tarafından kayyum atanır ve bu atanma görevi suçsebebinin ortadan kalkması veya görevden alınmasıyla sona erer.Tüm bu işlemler yasalar çerçevesinde ve mahkeme kararlarıyla yapılması gerekirken, AKPyönetiminin, birçok uygulamasında siyasi keyfiyet ön plana çıkmaktadır. Mesela, 31 Mart2019 Yerel Seçimlerde HDP tarafından kazanılan 65 belediyeden 6'sına mazbataverilmezken, 48’ine kayyum atandı. Önceki dönemde de DBP’nin kazandığı 102belediyeden 96’sına kayyum atanmıştı. Kayyum atanan birçok belediyede isnat edilen suçnedeniyle bir yargı kararı yok. O zaman görevden niye alındılar, suçlandıkları konuhakkında yargı neden karar vermiyor sorusunu karar vericilere sormak istiyorum.Milletin iradesini yok saymak en hafif ifadeyle onu seçenlere saygısızlıktır. AKPyönetiminin siyasi amaçları doğrultusunda alınan ve sonuçsuz bırakılan bu yöntem seçmenehakarettir. Kayyum atadınız tamam. O zaman isnat ettiğiniz suçu ispatlamanız aksi durumdamillet iradesi gereği göreve iade etmeniz gerekmektedir. Ayrıca, TMSF’nin kayyım olarakatandığı ve kendisine devredilen şirketlerin 07.02.2022 tarihi itibarıyla toplam sayısı 800civarındadır. Tüm bu şirketler de adeta rant kaynağı olarak birilerine peşkeş çekilmektedir.

Değerli vatandaşlar, BirGün gazetesinin haberine göre, AKP yönetimince TBMM’ye sunulan,Bankacılık Kanunu ile bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun hükmün de kararnamede değişiklikyapılmasına dair Kanun teklifi içerisinde TMSF uhdesindeki şirketler ile belediyelere atananKayyumlara dokunulmazlık getiren ve kamu denetiminden muaf tutan maddeler yer alıyor.Mevcut durumda, Belediye ve şirketlere kayyum olarak atanan kişilerin işlediği suçlarnedeniyle ortaya çıkan zarar, mahkeme kararıyla sorumlu kişiden talep edilmekte olupSayıştay'ın denetim raporlarında da kayyumlar tarafından yapılan birçok usulsüzlükler yeralmasına rağmen bu teklifin Genel Kurul’da mevcut haliyle yasalaşması durumunda,kayyımlar tarafından yapılan usulsüzlük ve/veya zararlardan ötürü sorumluluğu ortadankalkacaktır. Sonuç olarak, oluşan zararların faturası yine vatandaşların sırtına yüklenecektir.DOĞRU PARTİ iktidarında, her kim bu milletin tek kuruşuna dahi zarar vermiş ise hangizırh ile koruma altına alınırsa alınsın, alacağımız kararlarla bu zırhı parçalayacak veilgililerden hukuk önünde mutlaka hesap sorulacaktır.

]]>
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.