Kim bu enkaz alanında 'tekbir' getirenler? İlahiyatçı Nazif Ay: Bu başlı başına bir cinayettir

GÜNDEM 10.02.2023 - 00:00, Güncelleme: 10.02.2023 - 00:00 8300+ kez okundu.
 

Kim bu enkaz alanında 'tekbir' getirenler? İlahiyatçı Nazif Ay: Bu başlı başına bir cinayettir

Deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarına katılan ekiplerden bazılarının enkaz bölgesinde "tekbir" getirmesi dikkat çekiyor. İlahiyatçı yazar Nazif Ay, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından sıklıkla görülen ilgili bu durum üzerine Cumhuriyet'e konuştu. Enkaz altında sesini duyurmaya çalışan insanlar varken bu yapılan bir cinayet niteliğinde olduğunu söyleyen Ay, "Laiklik hassasiyetinin ihmal edilmesi deprem alanında da kendisini hissettiriyor" dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yıkılan binalardaki bazı arama kurtarma çalışmaları sırasında enkaz alanı çevresinde tekbir getiren gruplar sık sık ekranlarda görülüyor.Bu grupların başını da özellikle Suriye'deki cihatçı gruplara desteğiyle bilinen İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) çekiyor. Bunun yanı sıra Menzil cemaati bağlantılı Beşir Derneği, Deniz Feneri gibi başka dini yapılanmalara bağlı ekipler de aynı davranışı sergiliyor. "BAŞLI BAŞINA CİNAYET" Kurtarma çalışmaları sırasında enkaz bölgesinin gösteri alanına çevrildiği bu uygulamayı Cumhuriyet olarak İlahiyatçı yazar Nazif Ay'a sorduk. İHH'nin 'selefi' bir grup olduğunun altını çizen Ay şu değerlendirmede bulundu: "Deprem alanında, inançlı olsun inançsız olsun, dünyanın her tarafından yardım ekipleri geldi çalışıyor. Buna kimsenin itirazı yok. İyi niyetle yapılan çalışmaları alkışlıyoruz. Ama deprem alanında sesini duyurmaya çalışan depremzedeler var enkaz altında. Burada bırakın tekbir getirmeyi başka herhangi bir sesle gürültü meydana getirmek o insanların sesini bastırmaktır. Bu başlı başına bir cinayettir.   Eğer burada kurtarma operasyonunun sevinci yaşanıyorsa 'Allah'a şükür' dersin, 'Hamdolsun' dersin. Bunu da efendice söylersin, avazın çıktığı kadar bağırıp enkaz altında sesini ulaştırmaya çalışan insanların sesini boğmazsın. 'Halkın manevi değerleriyle takviye edilmesi' filan değildir bu." "LAİKLİK OLMASA BİRBİRİNİ KESERLER" Laikliğin önemine dikkat çeken Nazif Ay, "Laiklik olmasa bunlar birbirini keser. Laiklik hassasiyetinin, duyarlılığının ihmal edilmesi deprem alanında da kendisini hissettiriyor. 'Şehitlik' payesi vererek, din içerisinde ulvi duygularla yaklaşılması gereken manevi bir makamın olur olmaz dağıtılması bir başka problem" dedi.//Cumhuriyet  
Deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarına katılan ekiplerden bazılarının enkaz bölgesinde "tekbir" getirmesi dikkat çekiyor. İlahiyatçı yazar Nazif Ay, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından sıklıkla görülen ilgili bu durum üzerine Cumhuriyet'e konuştu. Enkaz altında sesini duyurmaya çalışan insanlar varken bu yapılan bir cinayet niteliğinde olduğunu söyleyen Ay, "Laiklik hassasiyetinin ihmal edilmesi deprem alanında da kendisini hissettiriyor" dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yıkılan binalardaki bazı arama kurtarma çalışmaları sırasında enkaz alanı çevresinde tekbir getiren gruplar sık sık ekranlarda görülüyor.
Bu grupların başını da özellikle Suriye'deki cihatçı gruplara desteğiyle bilinen İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) çekiyor. Bunun yanı sıra Menzil cemaati bağlantılı Beşir Derneği, Deniz Feneri gibi başka dini yapılanmalara bağlı ekipler de aynı davranışı sergiliyor.

"BAŞLI BAŞINA CİNAYET"

Kurtarma çalışmaları sırasında enkaz bölgesinin gösteri alanına çevrildiği bu uygulamayı Cumhuriyet olarak İlahiyatçı yazar Nazif Ay'a sorduk. İHH'nin 'selefi' bir grup olduğunun altını çizen Ay şu değerlendirmede bulundu:

"Deprem alanında, inançlı olsun inançsız olsun, dünyanın her tarafından yardım ekipleri geldi çalışıyor. Buna kimsenin itirazı yok. İyi niyetle yapılan çalışmaları alkışlıyoruz. Ama deprem alanında sesini duyurmaya çalışan depremzedeler var enkaz altında. Burada bırakın tekbir getirmeyi başka herhangi bir sesle gürültü meydana getirmek o insanların sesini bastırmaktır. Bu başlı başına bir cinayettir.  

Eğer burada kurtarma operasyonunun sevinci yaşanıyorsa 'Allah'a şükür' dersin, 'Hamdolsun' dersin. Bunu da efendice söylersin, avazın çıktığı kadar bağırıp enkaz altında sesini ulaştırmaya çalışan insanların sesini boğmazsın. 'Halkın manevi değerleriyle takviye edilmesi' filan değildir bu."

"LAİKLİK OLMASA BİRBİRİNİ KESERLER"

Laikliğin önemine dikkat çeken Nazif Ay, "Laiklik olmasa bunlar birbirini keser. Laiklik hassasiyetinin, duyarlılığının ihmal edilmesi deprem alanında da kendisini hissettiriyor. 'Şehitlik' payesi vererek, din içerisinde ulvi duygularla yaklaşılması gereken manevi bir makamın olur olmaz dağıtılması bir başka problem" dedi.//Cumhuriyet

Haber Detay Altı LOGO

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.