ibrahim Bilgin
Köşe Yazarı
ibrahim Bilgin
 

KARA ÖLÜM KADER OLMAMALI!

Zonguldak Bartın benim için çok önemli ve özeldir. 1979 yılında Bartın Lisesine siyasi nedenlerden dolayı sürgün olarak gittiğimde Bartınlılar bana kucak açmış, aile sıcaklığını aratmamışlardı. Halen devam eden dostluklarımın temeli o yıllarda atılmıştı.Dün Bartın’da yaşanan Grizu patlaması sonrası kaybettiğimiz tüm canlarımız ve yaralı kardeşlerim canımı derinden yaktı. Bir çoğunuz gibi ben de isyan ediyorum bu yaşananlara! Yiten her canın acısını derinden yüreğimde hissediyorum. Yıllardır kara bir kader gibi insanımızın üzerine çöken bu maden kazaları hele de nedenleri ihmal ve para kazanma hırsı olunca toplumun tüm katmanlarını isyan etme noktasına getirdi. Yeter artık diyoruz! Acıklı yüzlerle açıklanan başsağlığı, geçmiş olsun mesajları giden canları geri getirmiyor.  Her kaza sonrası ortaya saçılan ihmal belgeleri ise bize gösteriyor ki maden sahipleri şu anda yaşanan kaza nedeni ile değil, kurtarma çalışmaları süresince kaybettikleri parayı ve nasıl telafi edeceklerinin hesabını yapıyorlar. Peki denetlemesi gereken kurumlar? Bu kurumlarda görevini ihmal edenler? Ne karşılığında? Neyin karşılığında? Bir cana ne kadar bedel biçilebilir ki? Bu insanlar yaşanan bu acılardan kendilerine hiç pay çıkartmaz mı? Ülkemde yaşayan canlar ne zaman paradan daha kıymetli olacak? Arama kurtarma çalışmalarında uzman Ali Rıza Yıldız ve birkaç değerli dostumla yaşanan bu konu üzerinde fikir alış verişinde bulunduk.Ortak düşüncemiz şu: Madencilik çok tehlikeli bir iş kolu. Burada çalışan işçilerin de statülerinin farklı olması gerekiyor. Evet kağıt üzerinde belli hakları var ama dediğimiz gibi sadece kağıt üzerinde! Burada birinci sorumlu denetleyici konumda Devlet olmalıdır. İşletmeler rutin olarak denetlenmeli, riskler elenmeli ve işçilerin iş ve can güvenliği konusunda ciddi çalışmalar yapılmalı.Daha önce de defalarca yaşanan kazalarda gördük ki bu tedbirler alınmıyor. Denetlemeler olması gerektiği gibi yapılmıyor. Bu nedenle işletmeler ihmal nedeni ile ceza almayacak olmanın rahatlığı ile can güvenliğini ve iş güvenliğini önemsemiyor. Ölen öldüğü ile kalıyor.Avrupa ülkelerinde ülkemizde yaşanan kazalara emsal bir tanesi bile yaşansa devlet en ağır cezayı kendi içinde ki denetim mekanizmalarına keser. Bu da ihmali olan yetkililere ağır cezalar verilmesi demektir ki, kaza yaşanan işletmeyi de direkt olarak önlem almak zorunda bırakır ve büyük ihtimalle  işletmenin faaliyetleri sona erdirilir. Ne yazık ki ülkemizde sonu gelmeyen bu maden facialarının özü bu!Evet dostlarım yaşadığımız acı büyük. Daha da acısı hayatını kaybeden işçilerin anaları, babaları, eşleri, çocukları, kardeşleri acılarını tam olarak yaşayamadan geçim derdine düşecek. Çünkü yaşadığımız ağır ekonomik şartlar ve önümüzdeki kış mevsimi; doyması, ısınması ve okuması, barınması  gereken evlatların ve ailelerin yaslarını yaşamasına bile izin vermeyecek. İçim yanıyor! İçimiz yanıyor.Yüce Türk Milletinin ve tüm Bartınlı kardeşlerimin başı sağ olsun. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu acıların bir daha yaşanmaması en büyük dileğimiz! ]]>
Ekleme Tarihi: 15 Ekim 2022 - Cumartesi
ibrahim Bilgin

KARA ÖLÜM KADER OLMAMALI!

Zonguldak Bartın benim için çok önemli ve özeldir. 1979 yılında Bartın Lisesine siyasi nedenlerden dolayı sürgün olarak gittiğimde Bartınlılar bana kucak açmış, aile sıcaklığını aratmamışlardı. Halen devam eden dostluklarımın temeli o yıllarda atılmıştı.Dün Bartın’da yaşanan Grizu patlaması sonrası kaybettiğimiz tüm canlarımız ve yaralı kardeşlerim canımı derinden yaktı. Bir çoğunuz gibi ben de isyan ediyorum bu yaşananlara! Yiten her canın acısını derinden yüreğimde hissediyorum.

Yıllardır kara bir kader gibi insanımızın üzerine çöken bu maden kazaları hele de nedenleri ihmal ve para kazanma hırsı olunca toplumun tüm katmanlarını isyan etme noktasına getirdi. Yeter artık diyoruz!

Acıklı yüzlerle açıklanan başsağlığı, geçmiş olsun mesajları giden canları geri getirmiyor.  Her kaza sonrası ortaya saçılan ihmal belgeleri ise bize gösteriyor ki maden sahipleri şu anda yaşanan kaza nedeni ile değil, kurtarma çalışmaları süresince kaybettikleri parayı ve nasıl telafi edeceklerinin hesabını yapıyorlar. Peki denetlemesi gereken kurumlar? Bu kurumlarda görevini ihmal edenler? Ne karşılığında? Neyin karşılığında? Bir cana ne kadar bedel biçilebilir ki? Bu insanlar yaşanan bu acılardan kendilerine hiç pay çıkartmaz mı?

Ülkemde yaşayan canlar ne zaman paradan daha kıymetli olacak? Arama kurtarma çalışmalarında uzman Ali Rıza Yıldız ve birkaç değerli dostumla yaşanan bu konu üzerinde fikir alış verişinde bulunduk.Ortak düşüncemiz şu:

Madencilik çok tehlikeli bir iş kolu. Burada çalışan işçilerin de statülerinin farklı olması gerekiyor. Evet kağıt üzerinde belli hakları var ama dediğimiz gibi sadece kağıt üzerinde! Burada birinci sorumlu denetleyici konumda Devlet olmalıdır. İşletmeler rutin olarak denetlenmeli, riskler elenmeli ve işçilerin iş ve can güvenliği konusunda ciddi çalışmalar yapılmalı.Daha önce de defalarca yaşanan kazalarda gördük ki bu tedbirler alınmıyor. Denetlemeler olması gerektiği gibi yapılmıyor. Bu nedenle işletmeler ihmal nedeni ile ceza almayacak olmanın rahatlığı ile can güvenliğini ve iş güvenliğini önemsemiyor. Ölen öldüğü ile kalıyor.Avrupa ülkelerinde ülkemizde yaşanan kazalara emsal bir tanesi bile yaşansa devlet en ağır cezayı kendi içinde ki denetim mekanizmalarına keser. Bu da ihmali olan yetkililere ağır cezalar verilmesi demektir ki, kaza yaşanan işletmeyi de direkt olarak önlem almak zorunda bırakır ve büyük ihtimalle  işletmenin faaliyetleri sona erdirilir. Ne yazık ki ülkemizde sonu gelmeyen bu maden facialarının özü bu!Evet dostlarım yaşadığımız acı büyük. Daha da acısı hayatını kaybeden işçilerin anaları, babaları, eşleri, çocukları, kardeşleri acılarını tam olarak yaşayamadan geçim derdine düşecek. Çünkü yaşadığımız ağır ekonomik şartlar ve önümüzdeki kış mevsimi; doyması, ısınması ve okuması, barınması  gereken evlatların ve ailelerin yaslarını yaşamasına bile izin vermeyecek. İçim yanıyor! İçimiz yanıyor.Yüce Türk Milletinin ve tüm Bartınlı kardeşlerimin başı sağ olsun. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu acıların bir daha yaşanmaması en büyük dileğimiz!

]]>
Yazıya ifade bırak !