HaticeTopçu
Köşe Yazarı
HaticeTopçu
 

Sırtımdaki Hançer!

Cumhuriyet Halk Partisinin 38.  kurultayına mevcut Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım” sözleri damga vurdu. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri 2023 seçimleri sürecinde ittifak içinde olduğu 6 masa üyelerini ve partisinin bazı üyelerini işaret etti. 2023 seçimlerine gerek kamuoyu anketleri gerekse altılı masanın oluşturduğu olumlu iklimin beklentileriyle gidildi. Seçimlerin kaybedilmesi sonrasında ise muhalif seçmende derin bir umutsuzluk belirdi. O kadar ki seçmenin hayat enerjisi söndü. Ne olursa olsun değişmez bir durumla karşı karşıya olunduğu düşüncesi geleceğe yönelik umutları tükendi. Özetle Türkiye’nin muhalif seçmeni siyasetten umudunu kesti. Artık seçimin ve sandığın bir önemi olmadığı düşüncesi etken oldu. Böyle bir tabloda CHP’nin 38.kurultayı gerçekleşti. Dört aday adayı ile başlayan süreç iki adayın çekilmesi ile sürdürüldü. Mevcut Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında geçen yarışta 22 yıllık tek başına iktidarın oluşturduğu baskı düzeni, dip yapmış ekonomi ve diğer alanlardaki sıkıntılar söz konusuydu. Özetle toplum açısından yaşananlar hiç de kolay değildi. Kolay değildi 22 yıllık AKP iktidarının oluşturduğu kadrolaşma, hukukun, eğitimin, insan hak ve özgürlüklerinin ve tüm ülke dinamiklerinin iktidarın güdümünde her kazanılan seçimle daha da geriye çekilmesi… Kolay değildi beyin göçü ile niteliğin gönderilmesi, karşılığında Suriye’den, Afganistan’dan, Irak, İran, Somali ve benzeri ülkelerden niceliğin akın akın ülkemize gelmesi. Kevgire dönmüş sınır kapılarından kim olduğu bilinmeyen sayısız insanın gelerek yurdumuzun dört bir yanına dağılması ve  güvenlik sorunları oluşturması kolay değildi.   Kolay değildi derinleşen yoksulluk ve Türk parasının pul olması. Önce Naslar ile sonra paslar ile dün heteredoks yaklaşımdan bugün rasyonel politikalara geçişin oluşturduğu fakirleşme… Değişken politikaların oluşturduğu kayıplar kolay değildi. Kur korumalı mevduat hesabının hazineden götürdüğü kaynakların vergi ve zam olarak halkın cebine inmesi kolay değildi. Yap-işlet-devret modeli ile yapılan yollar, köprüler, hastane ve benzeri tesislerin gelirleri ile karşılanamayan borç ödemelerinin hazineden karşılanmasının halkın sırtında oluşturduğu kamburun altından kalkmak kolay değildi. Kolay değildi üniversite kazandığı halde kaydını yaptıramayan gençlerin iç karartan hikayeleri. Kaydolup barınacak yer bulamamak, KYK yurtlarında yer bulup da kapasitenin çok üstünde balık istifi şeklinde yaşamayı sürdürmek kolay değildi. Kolay değildi asansörlerde mahsur kalmak ve bu kazalarda hayattan koparılan arkadaşlarından sonra yeniden hayata tutunmak! Böyle bir tabloda değişim demişti birileri. Ne ilginçtir ki diğerleri de değişim demişti! Değişim dedikleri kendi anlayışlarıyla sınırlıydı. Adaylar ne ölçüde değişimi karşılayan nitelikteydi tartışılır elbette ama Türkiye koşullarında ve yıllardır kuruluş ilkelerinden geriye çekilmiş bir partinin koşullarında yine de birden çok aday söz konusu olabilmişti. Böyle bir tabloda Kılıçdaroğlu’nun “seçimlere sırtımda hançerlerle gittim” sözleri kurultayda sırtına hançer olarak saplandı. İlk tur oylama sonuçları birbirine çok yakındı ve Kılıçdaroğlu’nun destekçilerinde şok etkisi yarattı. Özetle Kılıçdaroğlu’nun 2023 seçimlerini kaybetmesinin gerekçesi olarak sunduğu ve yeniden genel başkan seçilebilmenin yolu olarak gördüğü söylemi tersi bir etki yarattı. Çünkü birçok il/ilçede belediye başkanı ve çalışanı delege ittifaksız yerel seçimlerin kazanılamayacağını biliniyordu. Sonuçta delege olacakları gördü ve tercihini bu doğrultuda kullandı. Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde 13 yıl Genel Başkanlık yapmış Kemal Kılıçdaroğlu ikinci tur için oyunu kullandı ve sonuçları beklemeden salonu terk etti. Ne kadar acı değil mi? Oysa üst üste alınan başarısız sonuçlar sonrasında istifa etme olgunluğunu gösterip ayrılabilirdi. Tarihin sayfalarında kurucu ilkelerinden ödünler veren ve partisini radikal unsurlarla özdeşleştiren bir siyasi lider olarak yerine alacak. O, ülkesinin karanlığını aydınlığa eviremeyen, il/ilçe kurultayları sürecinde de yeniden genel başkan olabilmenin hesaplarını yapan bir lider olmayı seçti.Ama kaybettiği seçimlerin bedelini kurultayda kaybederek ödedi. Peki, bundan sonra ne olacak? Yani genel başkan değişimi yeterli mi? Elbette ki değil. Eğer parti durumu böyle görür ve değerlendirirse kısa sürede yeniden kilitlenecektir. Ancak bir gerçek var ki bu değişim CHP’de ve seçmeninde umutları tazeleyecek. Yerel seçimler öncesinde gerginleşen ortamın yumuşamasına katkı sunacak ve eğer değişimin kapsamı, yönü süreçte gerçekleştirilebilirse hem parti içinde hem dışında iş birliklerinin önünü açacak ve bu değişim başka değişimlerin kapılarını aralayacaktır.
Ekleme Tarihi: 07 Kasım 2023 - Salı
HaticeTopçu

Sırtımdaki Hançer!

Cumhuriyet Halk Partisinin 38.  kurultayına mevcut Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım” sözleri damga vurdu.

Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri 2023 seçimleri sürecinde ittifak içinde olduğu 6 masa üyelerini ve partisinin bazı üyelerini işaret etti.

2023 seçimlerine gerek kamuoyu anketleri gerekse altılı masanın oluşturduğu olumlu iklimin beklentileriyle gidildi. Seçimlerin kaybedilmesi sonrasında ise muhalif seçmende derin bir umutsuzluk belirdi. O kadar ki seçmenin hayat enerjisi söndü. Ne olursa olsun değişmez bir durumla karşı karşıya olunduğu düşüncesi geleceğe yönelik umutları tükendi. Özetle Türkiye’nin muhalif seçmeni siyasetten umudunu kesti. Artık seçimin ve sandığın bir önemi olmadığı düşüncesi etken oldu. Böyle bir tabloda CHP’nin 38.kurultayı gerçekleşti. Dört aday adayı ile başlayan süreç iki adayın çekilmesi ile sürdürüldü.

Mevcut Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında geçen yarışta 22 yıllık tek başına iktidarın oluşturduğu baskı düzeni, dip yapmış ekonomi ve diğer alanlardaki sıkıntılar söz konusuydu. Özetle toplum açısından yaşananlar hiç de kolay değildi.

Kolay değildi 22 yıllık AKP iktidarının oluşturduğu kadrolaşma, hukukun, eğitimin, insan hak ve özgürlüklerinin ve tüm ülke dinamiklerinin iktidarın güdümünde her kazanılan seçimle daha da geriye çekilmesi…

Kolay değildi beyin göçü ile niteliğin gönderilmesi, karşılığında Suriye’den, Afganistan’dan, Irak, İran, Somali ve benzeri ülkelerden niceliğin akın akın ülkemize gelmesi. Kevgire dönmüş sınır kapılarından kim olduğu bilinmeyen sayısız insanın gelerek yurdumuzun dört bir yanına dağılması ve  güvenlik sorunları oluşturması kolay değildi.

 

Kolay değildi derinleşen yoksulluk ve Türk parasının pul olması. Önce Naslar ile sonra paslar ile dün heteredoks yaklaşımdan bugün rasyonel politikalara geçişin oluşturduğu fakirleşme…

Değişken politikaların oluşturduğu kayıplar kolay değildi.

Kur korumalı mevduat hesabının hazineden götürdüğü kaynakların vergi ve zam olarak halkın cebine inmesi kolay değildi.

Yap-işlet-devret modeli ile yapılan yollar, köprüler, hastane ve benzeri tesislerin gelirleri ile karşılanamayan borç ödemelerinin hazineden karşılanmasının halkın sırtında oluşturduğu kamburun altından kalkmak kolay değildi.

Kolay değildi üniversite kazandığı halde kaydını yaptıramayan gençlerin iç karartan hikayeleri. Kaydolup barınacak yer bulamamak, KYK yurtlarında yer bulup da kapasitenin çok üstünde balık istifi şeklinde yaşamayı sürdürmek kolay değildi.

Kolay değildi asansörlerde mahsur kalmak ve bu kazalarda hayattan koparılan arkadaşlarından sonra yeniden hayata tutunmak!

Böyle bir tabloda değişim demişti birileri. Ne ilginçtir ki diğerleri de değişim demişti!

Değişim dedikleri kendi anlayışlarıyla sınırlıydı. Adaylar ne ölçüde değişimi karşılayan nitelikteydi tartışılır elbette ama Türkiye koşullarında ve yıllardır kuruluş ilkelerinden geriye çekilmiş bir partinin koşullarında yine de birden çok aday söz konusu olabilmişti.

Böyle bir tabloda Kılıçdaroğlu’nun “seçimlere sırtımda hançerlerle gittim” sözleri kurultayda sırtına hançer olarak saplandı. İlk tur oylama sonuçları birbirine çok yakındı ve Kılıçdaroğlu’nun destekçilerinde şok etkisi yarattı.

Özetle Kılıçdaroğlu’nun 2023 seçimlerini kaybetmesinin gerekçesi olarak sunduğu ve yeniden genel başkan seçilebilmenin yolu olarak gördüğü söylemi tersi bir etki yarattı. Çünkü birçok il/ilçede belediye başkanı ve çalışanı delege ittifaksız yerel seçimlerin kazanılamayacağını biliniyordu. Sonuçta delege olacakları gördü ve tercihini bu doğrultuda kullandı.

Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde 13 yıl Genel Başkanlık yapmış Kemal Kılıçdaroğlu ikinci tur için oyunu kullandı ve sonuçları beklemeden salonu terk etti.

Ne kadar acı değil mi?

Oysa üst üste alınan başarısız sonuçlar sonrasında istifa etme olgunluğunu gösterip ayrılabilirdi. Tarihin sayfalarında kurucu ilkelerinden ödünler veren ve partisini radikal unsurlarla özdeşleştiren bir siyasi lider olarak yerine alacak. O, ülkesinin karanlığını aydınlığa eviremeyen, il/ilçe kurultayları sürecinde de yeniden genel başkan olabilmenin hesaplarını yapan bir lider olmayı seçti.Ama kaybettiği seçimlerin bedelini kurultayda kaybederek ödedi.

Peki, bundan sonra ne olacak?

Yani genel başkan değişimi yeterli mi?

Elbette ki değil. Eğer parti durumu böyle görür ve değerlendirirse kısa sürede yeniden kilitlenecektir. Ancak bir gerçek var ki bu değişim CHP’de ve seçmeninde umutları tazeleyecek. Yerel seçimler öncesinde gerginleşen ortamın yumuşamasına katkı sunacak ve eğer değişimin kapsamı, yönü süreçte gerçekleştirilebilirse hem parti içinde hem dışında iş birliklerinin önünü açacak ve bu değişim başka değişimlerin kapılarını aralayacaktır.

Yazıya ifade bırak !